26 Nisan 2010 Pazartesi

Ayna Karşısında Konuşmalar 2


Sabah uyanıyorum. Ağzında garip bir tat. Boğazım ağrıyor. Hastalıktan değil. Çok sigara içmişim dün gece. Diyorum ki; ben bunu istememiştim. Hata yaptığımı yalnızken kabul ediyorum. Belki bir kaç insanla paylaşıyorum bunu. Onlar bana ne kadar iyi olduğumu söylüyorlar. Hata olmadığını bunların. Yaşanması gerektiğini. Peki diyorum, ya bu bir lanetse, ben ve çevremdekiler lanetlenmişse ve hep acı göreceklerse belli zaman aralıklarıyla. Biz diyorlar senin yanındayız her zaman. Sen kendin ol yeter diyorlar. Vazgeç diyorum kendi kendime. Sesli düşünüyorum. N'oldu? Ben vazgeçtim. Peki ya o? O ne olacak diyorum. Herkes kendi tercihlerinin sonuçlarını yaşar. Ama bak diyorum, bilmiyorum ama hissediyorum yanlış bir şeyler var ortada. Cevap yok. Tekrar vazgeç.

Uyumam çok. Düşünmeyi severim. Sever miyim bilmiyorum. Düşünüyorum. Galiba bu kader. İç sıkıntısı hiç azalmayacak galiba. Şükrediyorum. Bir öğle sonrası balkonuma vuran güneşe çıkıyorum. Bir sandalye çekiyorum altıma. Güneş ayaklarım hariç bütün vücuduma vuruyor. Arkadaşlarım geliyor yanıma. Yüzlerini göremiyorum. Sese dönüyorum. Kör gibi. Şükrediyorum. Güneş ne kadar güzel. Yüzüm, kollarım yanmaya başladı şimdiden. Bütün kış bunu bekledim. Aralarından biri ayaklarım üşüdü diyor. Boşver. Benim yüzüm yanıyor. Şükrediyorum. Aklıma bir film ve güneş hakkında yapılan bir şaka geliyor. Her zaman ki gibi dudaklarım sağ yanağıma girecek şekilde sırıtıyorum. Güneş ağır ağır batmaya başlıyor. Bak bunun da sonu var ama tekrar başlayacak biliyorum. Umarım tekrar görebilirim.

İnadına bir sigara daha yakıyorum. Sadece inadına, ardı ardına. Bu yetmiyor. Kesmiyor beni. Ciğerlerimde hava kalmayana kadar çekiyorum. Dumanı verirken hayatta ki tek başarım iyi dostlar edinmek olmuş diyorum. Gerisi yalanmış. Kendimi kandırmışım. Veya kandırılmışım. Cevap bulamıyorum. Henüz erken cevaplar için. Gün gelir, yine o kişiler bir yerde, bir zamanda toplanır. Gözlerinin içine bakar birbirlerinin. Yine insanlara anlamsız gelen şakalar, olabildiğince hızlı, saçma yorumlar, tespitler yapılır. İnsan ister istemez düşünür. Bu insanlar beni gerçekten tanıyor.

Sabah uyanıyorum. Ağzımda garip bir tat. Boğazım ağrıyor. Hastalıktan değil. Çok sigara içmişim dün gece. Pencereden bakıyorum. Sonra saatte. 12.30. Vazgeç. Sadece vazgeç.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder